sizi kendinizden öteye götürmeyen bilgi, cehaletten beterdir.

“Biz bunu Türkiye’ de kaça alıyoruz ?” Bir fiyat karşılaştırma hikayesi

Tarih: Temmuz 5th, 2014 | Kategori: Genel
| Tags: , , , , , , | No Comments »

Artık zamanı gelmişti. Binaya giden demirden, Cem Yılmaz ın yıllık kazancından sonra İtalya ile ülkemizdeki market fiyatlarına kafa yormanın vakti gelmişti (meraka mahal yok bilimsellik tavan yaptı, çalışıyoruz, sıkıntı yok sayın hocam). Araştırdık, gördük ki İtalya’da aylık ortalama kazanç 1898€ iken ülkemizdeki ortalama kazanç 574€ (istatistik için burdan lütfen ). Fark ortada “evet ama yetmez”.

italy-turkey

Burada karşılaştırmak istediğim İtalyanların 1€ ya aldığını biz ülkemizde alabiliyormuyuz yada adaletli olması için aslında kaça almalıyız. Şimdi verdiğim aylık gelirler dahilinde eğer alım gücümüzün eşit olması gerektiğini varsayarsak onların 1€ aldığı şeyi bizim 0.3024 € ya almamız gerekiyor ki alım gücü açısından eşit olalım (ben bu oranı yazı boyunca “adil fiyat” olarak isimlendircem) yada bizim 1€ ya aldığımızı onların 3€ ya alması gerekiyor. Burada amacım bilindik “Avrupa’nın bizden üstünlüğü” geyiğini yapmak değil. Ülkemiz dışında ne olup bitiyobunu göstermek. Çerçeveyi bir nebze genişletirsek ne ala.

Gelelim karşılaştırmalara. Çok değil birkaç örnek vericem gerisini size bırakcam. Vereceğim örnekler İtalya Torino’da Auchan adındaki büyük bir marketten. Burada 1 lt sütü en ucuz 0.90€ ya alabiliyoruz (kalite olarak sütaşa denk diyebilirim), yukarıda verdiğim hesaba göre bizim bu sütü 0.27€ almamız gerekirken, 1€ ya yani yaklaşık 2.90 TL ye alıyoruz. En uygun 6 lı yumurtanın paket fiyatı burda 0.69€, ülkemizdeki adil fiyatı 0.21€ olması gerekirken biz yumurtayı yaklaşık 0.91€ yani 2.65 TL ye alıyoruz. Sebzelerden gidelim birazda; muz, ananas ve benzeri egzotik meyveler konusuna girmiyorum çünkü Avrupanın geçmişten gelen sömürgeci yapısından dolayı 2 kg muzu yada 1 adet ananası 1€ ya alabiliyorsunuz birçok Avrupa ülkesinde. Benim yazmak istediklerim hani insanlarımızın “bizim domates, biberimiz onlarda yok” türü sebzeler. Torino’nun pazarında 2 kg domatesi 1€ ya alabilirken (ezik-çürük değil, tezgahların tamamı gözle görülecek şekilde), bir cennet olan ülkemizde 2 kg için fiyat 1.2€ civarı, aslında olması gereken adil denge fiyatı ise 0.61€. Patates, soğan, patlıcan, kabak, şeftali, nektar; hepsi aynı durumda. Gelelim et ürünlerine; Hristiyan bir ülkede pek tercih edilmeyen, alıcısı az olan dolayısıyla Domuz etine nazaran daha az ve pahalı olarak bulabileceğiniz Dana etinin kilosu 12€, ülkemizde olması gereken adil fiyat 3.63€ iken, benim hatırladığım son fiyat 30 TL yani yaklaşık 10.3€. Bu örneği daha çarpıcı olması açısından tersinden de vermek istiyorum. Yani bizim 10.3€ ya aldığımız eti, İtalya’ da adil fiyat olarak 30.9€ alması gerekirken onlar 12€ ya alıyor.

Sonuç olarak bizler ülkemizde alış-verişi, aylık kazancımızın yaklaşık 3 katı fazla kazanıldığı bir yere göre yaklaşık 2-4.5 kat daha pahalıya yapıyoruz. Peki daha ucuza yapamazmıyız? Tabii ki yaparız. Ne zaman mı? Ahlakımızı düzelttiğimiz, vicdanımızı temizlediğimiz, cebimize para girdiğinde görmemezlikten geldiğimiz olaylara ses çıkardığımız, “herkes çalıyo en azından bunlar çalışıyo” demediğimiz zaman yaparız.

Yazının sonunu da şöyle bağlıyorum “i’m imagining a world where people understand each other perfectly. yes, i have a dream, i imagine all the people dancing and touching each other, communicating in a joyful harmony”



Sessiz kalma