sizi kendinizden öteye götürmeyen bilgi, cehaletten beterdir.

Kullanmalık mı, Göstermelik mi ?

Tarih: Ocak 21st, 2013 | Kategori: Genel
| Tags: , , , | No Comments »

Her geçen gün bir yenisi çıkan, artık  “cep telefonu” olarak değil “akıllı telefon” olarak tanımlanan cihazları ne için alıyoruz; ihtiyaçtan mı? Bir önceki versiyonlarının bizi tatmin etmemesinden mi? Bence günlük bir kullanıcı için bu ve benzeri soruların tümünün cevabı “hayır”. Her saniyesi daha da değerlenen, verseler üçüncü bir kola veya ele hayır diyemeceğiz bir dönemde basit bir arama yapmak için ancak iki elimizle hakim olacağımız, kulağımıza koyduğumuzda kafamızın yarısını kaplayan bir cihazı kullanmak neresinden baksam manasız geliyor. Aslında bu konuda kafama takılan bir yandan da hakkaten üzüldüğüm konulardan biride “kolayca yönlendirilebilen kullanıcı/insan iradesi”.

Bir kaç yıl önce tüm iletişim ihtiyaçlarımızı karşılaşayan, daha amcaların-teyzelerin yeni yeni çözdüğü, boyutu ve ağırlığı tam istediğimiz kıvama gelen cep telefonları ne oldu da işimize yaramadı ve bir akıllı telefon edinme ihtiyacı duyduk. Bu bi kaç sene içinde hepimiz kurumsal, çalışanı çok, iletişimi hızlı olması gereken bir şirkete mi girdik? Olan tekşey şudur: geçtiğimiz yıllarda bir zenginlik, statü göstergesi olan “küçük cep telefonları” artık yerini “akıllı telefonlara” bıraktı. Daha doğrusu kullanıcılar bu düşünceye yönlendirildi. Önceden küçük bir cep telefonunu cebinden çıkarıp konuşan kişinin yüzündeki kibir ifadesi ya da çevreye yapılan “Acaba bana bakıyorlarmı?” kaçamak bakışları yerini akıllı telefonlara bıraktı. Herhangi bir alış-veriş merkezinde telefonunu çantasından çıkaran bir vatandaşa bakın o bakışları yakalayacaksınız. Beni üzense sırf bu bakışları toplama adına, daha bir-kaç sene önce aldığı iPhone 4S i 5 ile değiştiren zihniyet yani kolayca boş tüketime yönlendirilen insan iradesi.

Burada benim eleştirdiğim konu teknolojinin kendisi yada gerekliliği değil. Bugün istediğiniz her anda bir başkasına e-posta yollamak için sadece bilgisayara mahkum olmak tabiki manasız. Ancak bu ihtiyaca gerek duymayan -ki bunlar akıllı telefon piyasasının büyük bir bölümünü oluşturuyor-,  bu teknolojiyi işine yaramadığı halde tüketmeyi hırs edinen kişiler. Bu kişilerden, kullanıcılardan, tüketicilerden daha doğrusu vatandaşlardan  “memleket meseleleri” olarak konuştuğumuz, kimi zaman gerçekten büyük önem arz eden konularda kendi fikrini, hissiyatını sürü psikolojisine kapılmadan, yönlendirilmeden vermesini nasıl bekleyebiliriz.



Sessiz kalma