sizi kendinizden öteye götürmeyen bilgi, cehaletten beterdir.

Konser dediğin = Metallica Moskova’91

Tarih: Ekim 7th, 2016 | Kategori: Genel, Seçmeler
| Tags: , , , | No Comments »

Müzik ruhun gıdasıdır benzetmesi bence “zencilerin gırtlağı müthiş” benzetmesi gibidir, yani konu o değildir. Müzik kitlesel araçtır, neredeyse her siyasi görüşe mâl olmuş müzik tarzları yada grupları vardır (bkz kapitalizm:Sinal Akçıl). Tabii kitlesel araç deyince akla ilk gelen birleşik devletlerdir. Siz isteseniz de istemeseniz de onların etkisinde kalırsınız. Metallica nın Moskova’ da 91 de verdiği konseri her izlediğimde müziğin gücünü hafife aldığımızı anlıyorum. 91 diyorum dostlar, Sovyet birliğinin parçalandığı, ardı ardına herkesin bağımsızlık ettiği yıldan. Konser zaten efsane, “Shit, Binge And Purge-San Diego 92″ le beraber ilk sırayı paylaşır bence. Lars demir döver gibi davul çalar (oda şimdikiler gibi çift altolu değil efsane “beyaz”ı demirci gibi dövüyor), Kirk neredeyse bakmadan pedalları ayarlar ( solo atarken hem kendi hem de James in pedalını ayarlıyor, onun görevi bu, biraz düz adam diğerlerine göre), Jason at gibi koşturur (ayarsız enerji), James bozulmamış sesiyle şarkılara can verir (2000 den sonra alkol nedeniyle oluşan tahribat fena). Konseri izleyen kalabalık 18 futbol sahası büyüklüğünde (bu benzetmeye de tav olurum).

crowd

Yanlış olmasın bu sadece ön cephe, sağ ve solu da dolu

Yani konser dediğin budur. Peki başka ne var bu konserde, asıl ilginç şeyler burda başlıyor. Devamını Oku »


Maidentrip (2013)

Tarih: Ekim 4th, 2015 | Kategori: Seçmeler
| Tags: , , , , | No Comments »

Laura Dekker, küçük yaşlarda Hollanda ve İngiltere kıyılarını kendi kazandığı paralarla satın aldığı küçük yelkenlisi ile dolaşan bir vatandaş (bunları 14 ve öncesi yaşlarında yapıyor). Daha sonrada 16 yaşında yelkenlisi ile dünyayı dolaşmak istiyor. Karşısına bazı politik engeller çıksa da (Hollanda hükümeti kızı babasından alıp sosyal güvenlik kurumuna vermek istiyor), herkesi razı ediyor ve hayalindeki seyahate başlıyor. Bu seyahat sırasında tamamamı kendisi tarafından çekilen görüntülerden de bir günlük-belgesel oluşturuyor. İzlemeli, ülkemizle karşılaştırmalı, çocuklarımızı daha iyi, özgür eğitmeli.


Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali

Tarih: Ekim 4th, 2015 | Kategori: Seçmeler
| Tags: , , | No Comments »

kurk-mantolu-madonnaKitap okuma alışkanlığı kazandığım yıllarda ne yazık ki Türk edebiyatından çok çok uzak kaldım ve ısınmaya çalışıyorum. Sabahattin Ali okumayı çok arzuladığım bir yazar, insan. Ancak biraz zorlanıyorum, umarım sabrın sonu selamettir.

Kitaptan;

Bana dokunan, ruhlarımızı alçaltmadan çalışmak isteyişimizin hoş görülmemesi…

Kendimi herkesin akıllısı veya duygulusu olarak görmek istemiyorum…


Ryanair Kullanma Sanatı

Tarih: Ağustos 25th, 2015 | Kategori: Deneyimler
| Tags: , , , , , , | No Comments »

Yurt dışında yaptığımız çalışmalar sırasında, Avrupada dolaşmak için tanıştığımız Ryanair isimli “düşük ücretli” hava yolu şirketi artık daha bilinen bir durumda(öyle ki geçen seneki internet sitesi şu bizim zayıflama ilacı satan sitelere benziyordu nerde şimdiki kalite). Üyesi olduğum InterRail Türkiye grubunda gün içinde birçok defa Ryanair la ilgili soru görünce bu yazıyı yazmak daha iyi olur diye düşündüm.

ryanair-logo

Ryanair Britanya kökenli bir şirket. Kendisine uçak içi hizmetleri, koltuk politikası vb işleyişlerinden dolayı hava yolu şirketlerinin “şarampol turizmi” diyebiliriz (güvenlik, uçak kalitesi vb anlamda değil). Sahibinin “bıraksanız ayakta da yolcu alırım” gibi açıklamaları var, hatta ayaktaki yolcular için koltuk tasarımları yapıyorlar. Masraflardan kaçmak için optimum eleman çalıştırırlar, hava alanlarında bizim şirketlerimiz gibi bankoları yoktur hatta check-in işlemlerinizi kendiniz yaparsınız.

Bu genel bilgilerden sonra asıl meseleye geçelim. Ryanair le en kârlı nasıl uçarım, nelere dikkat etmek gerekiyor, kabin bagajı nedir, boyutu ne olmalıdır?

Devamını Oku »


Köçekçe

Tarih: Ağustos 19th, 2015 | Kategori: Seçmeler
| Tags: , , , , | No Comments »

TRT nin 80 ve 90 lara ait program müziklerini dinlerken hatıralarımı hareketlendiren ve beni heyecanlandıran bir bölüm olmuştu. Araştırdım buldum, parçanın adı Köçekçe, yazarı-düzenleyicisi de Ulvi Cemal Erkin. TRT de “Anadolu’dan Görünüm” veya “Bu Toprağın Sesi” programında kullanıldığını okudum şurada. Ben genelde canlı performansları sevdiğimden Borusan Filarmoni Orkestrası’ nın Londra’ da çaldığı örneği hoşuma gitti. TRT de kullanılan kısmı 3:48 deki bölüm.